• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/profile.php?id=100001891930624
  • https://twitter.com/Suleymanshen
Menü Başlıkları
TÜRK EĞİTİM TARİHİ

İki bin yıllık Türk eğitim tarihide yer almış;

* uygulamalar
* sosyal yapılar,
* kişiler,
* kurumlar,
* programlar,
* belgeler,
* kitaplar,
* dönemler,
* kanunlar,
* yönetmelikler,
* müdürlükler,
* bakanlıklar,
* projeler,
* heyetler,
* kurslar,
* okullar,
* yayınlar,
* sınavlar, 
* dergiler,
* mecmualar, 
* bilim adamları
(raporlar hazırlayan)

Türk eğitim tarihinde yer almış bu unsurlar ara ara bu sitede özetler halinde yayınlanactır.
Takvim
En önemli ve en feyizli görevlerimiz, milli eğitim işleridir. Milli eğitim işlerinde mutlaka muzaffer olmak lazımdır. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu suretle olur. (M.K. Atatürk)

Yerleşme Coğrafyası


DÜNYA'NIN TARİHİ

Yaklaşık 4,5 milyar yaşında olan "Mavi Gezegen" çeşitli yaşam formlarına, dev yaratıklara, buzul devirlerine sahne olmuş, pek çok canlının sonunu getiren değişimlere maruz kalmış ve bundan yaklaşık 2,4 milyon yıldan beri de insanoğluna ev sahipliği yapmaktadır.
DÜNYA'NIN "İNSANLI" TARİHİ
İnsanın(homo sapiens) 4.Zaman olan Kuaterner'in ilk dönemi olan Pleistosen'de ortaya çıktığı ileri sürülmektedir. Bu Tarih günümüzden yaklaşık olarak 2.4 yıl öncesine denk gelmektedir. 

 insanın yayılışı   İNSAN, YAYILIŞI ve FAALİYETLERİ
İnsanın Doğu Afrika'dan dünyaya yayıldığı ileri sürülmektedir. İnsanın ortaya çıktığı yıllar buzul çağı şartlarının hüküm sürdüğü yıllar olarak kayıt edilmektedir.Bu dönem ayrıca "tarih öncesi çağlar" araştırmalarında de "Paleolitik Çağ"  yani "eski taş devri" olarak kaydedilmiştir.(Paleolitik çağ/alt, orta ve üst olmak üzere üçe ayrılır.) Adındandan anlaşılacağı gibi taş devri, taşı kullanma, ona şekil verme hatta çilalama gibi uğraşılarla, toplayıcılık, avcılık gibi faaliyetlerle M.Ö 12000 yıllarına kadar sürmüştür. (İnsan bu çağın son 400 bin yılında avcılığa, son 300 bin yılından da ateşi kullanmaya başlamıştır. Ateşi kullanan insan doğada güç kazanmış, mağaralara yerleşmeye başlamış, etleri pişirmeye başlaması ile de sindirim sistemi güçlenmiş, daha sağlıklı hale gelerek çoğalma hızlanmıştır). Bu dönemin meskenleri ise mağaralar ve ağaç kovukları olmuştur.
Mezolitk Çağına gelindiğinde(orta taş devri) buzul çağı etkisini iyice yitirmiş, insan kuzeye doğru hareket etmiş, denizler yükselmeye başlamıştır(kıyıların son buzul çağında 90 metre yükseldiği ileri sürülmektedir).
Neolitik Çağ(M.Ö 10.000 yılları);yeni taş olarak adlandırılan dönemde toprak fark edilmiş, tohumlar ve hayvanlar evcilleştirilmiş ve  YERLEŞME başlamıştır.
Bu dönemde tarım bir çok faaliyetin yerini amış, karnını doyurmak için gezen insan tarlasını başında beklemeye başlamış bunu içinde konut yapma gereği duymuştur. Bu amaçla toprak(kerpiç yapımı için), taş ve kamışı kullanarak ilk meskenlerini yapmaya başlamıştır(ilk meskenler kapısız, merdivenle girilip çıkılan şekilde yapılmış).
Neolitik çağla beraber tarıma uygun yerler(verimli ova ve tatlı su kenarları) yerleşim yerleri olarak önem kazanmış ve yavaş yavaş önce köyler sonra şehirler omak üzere yerleşme insanoğlunun hayatına girmiştir.

YERLEŞMENİN TANIMI
İnsanın bir yerde yaşaması, ikamet etmesi 

YERLEŞMENİN BAŞLAMASI, ORTAYA ÇIKIŞI

Yerleşme olgusu yüzbinlerce yılda ve çeşitli aşamalardan sonra ortaya çıkmıştır. İnsan yerleşmeyi çeşitli ihtiyaçlarına çözüm olarak başlatmıştır. Bu ihtiyaçlar şunlardır:
- Doğal şartların (özellikle iklimin) olumsuz etkilerinden korunma ihtiyacı
- Korunaklı bir alanda uyuma ve dinlenme ihtiyacı
- Yabani hayvanlara ve diğer insanlara karşı can güvenliğini sağlama ihtiyacı
- Ürünlerini saklama ihtiyacı 

YERLEŞME YERLERİNİN SEÇİMİ
İnsanoğlu, geçmişten günümüze yaşam için uygun alanları yerleşme yeri olarak seçmiştir. Bu "yaşam için uygun yerler"in  belirlemesinde doğal ve beşerî çevre faktörleri etkili olmuştur.

YERLEŞMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER(YERLEŞME İÇİN UYGUN YERLER)
- Sunun varlığı,
- Olumsuz hava koşullarınıdan korunmuş alanlar,
- Gıda ihtiyacını kolaylıkla karşılayabilecekleri alanlar,
- Ateş yakmalarını sağlayacak malzemelere yakın yerler,
- Başka alanlara(ihtiyaç duyulan) yakın yerler,
- Konut yapımında kullanılacak malzemelere yakın yerler,

YERLEŞMENİN TARİHİ SÜRECİ(TARİHİ SÜREÇTE YERLEŞME YERLERİ)
- Açık ama güvenli alanlar ilk yerleşme yerleri,
- İklimin soğumasına bağlı olarak ağaç kovukları, işgal edilmemiş mağaralar,
- Ateşin kullanılması ile mağaralar,
- Neolitik çağdan önce sazdan, kamıştan barınakların yapılabildiği alanlar,
- Neolitik çağ ile kerpiçten, taştan meskenlerin yapılabildiği tarım alanlarına yakın yerler(köyler),
- Üretimle birlikte ortaya çıkan takas, takasla başlayan ticaret merkezleri(şehirler)
YERLEŞMEYİ SINIRLANDIRAN FAKTÖRLER

Yeryüzünün her yeri yerleşme için uygun değildir. Bazı yerler ve bölgelerde yerleşme alanları daha yoğunken  bazı bölgelerde daha seyrektir ya da hiç yoktur. Yerleşme alanlarının dağılışını sınırlandıran bazı faktörler bulunur.

Bunlar; su yüzeyleri, yeryüzü şekilleri, kutuplar, kuraklık, ormanlar ve bataklıklardır.

SU YÜZEYLERİ: Dünya yüzeyinin yaklaşık %71’i okyanus, deniz ve göllerle kaplıdır. Bu yüzden su yüzeyleri, yerleşme alanlarını sınırlandıran  en önemli faktörlerden biridir. Ancak son yıllarda bazı  kıyılarda denizlerin doldurulmasıyla yerleşilebilir alanlar ve  tarım alanları elde edilmektedir.

YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ: Yüksek ve engebeli araziler yerleşme alanlarının kurulmasını zorlaştırır. Yükseklere çıkıldıkça sıcaklığın azalması ve engebeli arazilerde ulaşımın zorlaşması, gıda temininin zorluğu yaşamı olumsuz etkiler.  Örneğin yeryüzünün en yüksek yeri olan Himalaya Dağları, engebe ve  yükseltiden dolayı yerleşme alanlarının oldukça seyrek görüldüğü bir yerdir.
KUTUPLAR:Kutup noktaları ve kutuplar çevresinde sıcaklıklar yıl boyunca 0 °C’nin altında olduğu için bu alanlar buzullarla kaplıdır. Bu nedenle kutuplar yerleşme için uygun değildir. Ayrıca Güney Kutbu’ndaki Antarktika, bazı devletlerin araştırma üssü ve istasyonlarının dışında sürekli yerleşme alanlarının olmadığı tek kıtadır.
ÇÖLLER:Çeşitli nedenlerden dolayı yağış miktarının az, sıcaklığın yüksek olduğu bölgelerde kuraklık ortaya çıkar. Kurak alanlarda tatlı su kaynakları genellikle az olduğu için suya olan talep fazladır. Bu yüzden kurak iklim bölgelerinde yerleşme alanları sınırlıdır. Dönencelerde (Sahra, Kalahari vb.) ve Asya Kıtası’nın iç kesimlerinde 
yer alan çöllerde (Gobi, Taklamakan vb.) yerleşme alanları seyrektir 
ORMANLAR: Diğerlerine göre etkisi az olsa da yerleşmeyi sınırlandıran bir faktörtür. Özellikle tarım alanlarını sınırlandırma özelliği ile yerleşmeyi sınırlandırmaktadır.
Bu alanların geniş yer kapladığı Ekvatoral iklim bölgesinde (Amazon ve Kongo havzaları) yerleşmeler azdır.
BATAKLIKLAR:  Etkisi toplumların gelişmişlik seviyelerine bağlı olarak yerleşmeyi sınırlanduran bir özelliktir. Hollanda bu alanlarda harikalar yaratmışken, gelişmemiş ülkeler için bu alanlar değil yerleşme sağlık sorunlarına yol açan sorunlu bölgeler olmaktadır.
YERLEŞME ÜST SINIRI; Yükseltinin yerleşmeye olan etkisi iklimlerin özelliklerine bağlı olsada genelde olumsuzdur. Çünkü insan faaliyetlerini sınırlandırır, bu da yerleşmeyi engeller. Yerleşmenin bu özelliğine "yerleşme üst sınırı" denir. Sıcak iklimlerde bu sınır yüksek, soğuk iklimlerde ise çok alçaktır. 
ANÖKÜMEN ALANLAR;Üzerinde yerleşmenin olmadığı alanlara denir,
ÖKÜMEN ALANLAR; Üzerinde yerleşminin olduğu ya da olabileceği alanlara denir, 


SANAYİ DEVRİMİNİN YERLEŞMEYE ETKİLERİ; Sanayi Devrimi, daha çok önce zamanlarda yerleşme kriterlerine pek uymayan alanların yeni yerleşim yerleri olmalarına olanak getirmiştir. Yolu olmayan yerlere yol açılmış, suyu olmayan alanlara su getirilmiş, alt yapı kurulmuş, çok katlı konutlar artmış ve yeni yerleşim yerlerindeki nüfus önçekileri katlamıştır.  

YENİ YERLEŞİM YERLERİ; Teknoloji ve bilişimdeki gelişmeler yeni yerleşim  merkezlerinin oluşmasında etken olmaya başlamıştır.
YERLEŞMENİN SINIFLANDIRILMASI

A-KIRSAL YERLEŞMETemel ekonomik faaliyetlerin tarım, hayvancılık, ormancılık ve balıkçılık az da olsa madencilik ve turizmin de olduğu yerleşmelere kırsal yerleşme  denir. 
Kırsal yerleşmeler;
- Nüfusun büyüklüğüne göreköy altı yerleşmeler(köyden küçük ve köye bağlı yerleşmeler), köyler ve kasabalar olarak sınıflandırılırlar, 
- Kuruldukları yere göre; ova,orman, vadi,akarsu boyu,deniz kıyısı köyleri
- Dokularına göre; toplu, dağınık ve gevşek dokulu yerleşmeler
- Yerleşme planlarına göre; cizgisel planlı, dairesel planlı, kümesel yerleşmeler
- Ekonomik işlevlerine göre; madencilik, tarım, hayvancılık,balıkcılık

B-ŞEHİRSEL(KENTSEL) YERLEŞME
1-NÜFUS MİKTARINA GÖRE
   * Küçük şehirler; Nüfusu 10.000 ile 100.000 arasında olan şehre küçük şehir

   * Orta büyüklükte şehirler;Nüfusu 100.001 ile 500.000 arasında olana orta büyüklükte şehir
   * Büyük şehirler ;Nüfusu 500.001 ile 1.000.000 arasında olana büyük şehir,
   * Metropoliten şehirler; Nüfusu 1.000.000’dan fazla olana da metropoliten şehir adı verilir.
2-İŞLEVLERİNE GÖRE

   * Turizm şehri
   *  Kültürel şehir,
   * Ticaret şehri, 
   * Liman şehri, 
   * Tarım şehri, 
   * Sanayi şehri,  
   * Maden şehri,
   * İdari şehir, 
   * Dinî şehir





Belki bir gün...
Kendin için,ailen için, devlet için ve hatta dünya için daha da önemlisi insanlık için kendini çok iyi yetiştir, geleceğe iyi hazırlan. Zira bunlardan biri, belki bir gün sana ihtiyaç duyabilir. 
                                   Süleyman ŞEN
VİZYONUMUZ
Dünya'yı bilen, onu önemseyen, barışçıl bireyler yetiştiriyoruz.
MİSYONUMUZ
Görevimiz; rehberi bilim olan, araştıran, sorgulayan, öğrenen ve kendini gerçekleştiren, hoşgörü ve manevi değerleri yüksek, toplumsal çürümeye panzehir olmuş, insanlığın olgunlaşmasını hızlandıran, evrensel değerleri fark etmiş ve içselleştirmiş, yaşanabilir bir dünya taraftarı olan bireylerin yetişmesine katkı sağlamaktır.
Hava Durumu
Anlık
Yarın
22° 27° 22°
Site Haritası