Türkiye'nin enerji kaynakları
Kömür; kendi içerisinde 4 e ayrılır. Bu sınıflandırma kömürdeki karbon miktarına göredir. Karbon değeri yüksek olan kömürün enerjisi de çok yüksektir. Buna göre en yüksek enerji veren kömür Antrasit, en az enerji veren kömür de turbadır. Karbon miktarı %60 ise turba, karbon miktarı %70 ise linyit, karbon miktarı %80–90 ise Taş kömürü, karbon miktarı %90-95 ise Antrasit adını almaktadır.
Taş kömürü yatakları I. Jeolojik Zaman’da oluşmuştur. Türkiye'de taş kömürü yatakları, Ereğli-Zonguldak-Amasra Havzası'nda yer alır.
Taş kömürü, yüksek kalorili olduğundan çoğunlukla demir-çelik sanayisinde yüksek fırınlarda yakıt olarak kullanılmaktadır. Ayrıca bu madenden Çatalağzı Termik Santrali’nde elektrik üretmek amacıyla da yararlanılmaktadır.
2023 yılı sektör raporuna göre Türkiye’de toplam taş kömürü tüketimi 38.793 bin ton civarındadır. Bunun sadece %2,74’ü yerli kaynaklardan karşılanmıştır (TTK ve diğer yerli üretim). Yani tüketilen taş kömürünün yaklaşık %97,3’ü ithal edilmiştir.
Linyit, III. Jeolojik Zaman’da oluşmuş bir madendir. Toplam rezerv 19 milyar ton olduğu tahmin edilmektedir. Yılda yaklaşık olarak 85 milton ton çivarında çıkarım yapılmaktadır.
Kullanıldığı yerler;Türkiye'de üretilen linyitin büyük bit kısmı termik santrallerde, geriye kalan kısmı ise konutların ısıtılmasında ve sanayide kullanılmaktadır.
Linyit çıkarılan önemli yerler; Tavşanlı (Kütahya), Çan (Çanakkale), Yatağan (Muğla), Çeltek (Amasya), Nallıhan, Çayırhan (Ankara), Dodurga (Çorum), Aşkale (Erzurum), Elbistan (Kahramanmaraş), Soma (Manisa), Tunçbilek, Seyitömer, dir.
Termik Santralller; Soma (Manisa), Seyitömer ve Tunçbilek (Kütahya), Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy (Muğla), Afşin-Elbistan (Kahramanmaraş), Çayırhan (Ankara) ve Orhaneli (Bursa) linyitle çalışan önemli termik santraller arasında yer almaktadır. Türkiye’de kömür yakıtlı termik santraller toplamda yaklaşık 118 terawatt-saat (TWh) elektrik üretmiştir. Bu, ülkenin toplam elektrik üretiminin yaklaşık %36’sını oluşturmaktadır. Kömüreden elde edilen enerjinin büyük payı linyit kömürüne aittir.
Petrol, III. Jeolojik Zaman’da oluşmuştur. Türkiye’de ilk kez 1940 yılında Raman Dağı’nda (Batman) çıkarılmıştır. Türkiye, yaklaşık olarak 324 milyon varil ham petrol rezervine sahiptir. Türkiye yaklaşık olarak günde 51.000 varil petrol üretmektedir. Bu üretim değeri tüketiminin % 5 civarına denk gelmektedir. Geri kalan kısmı ithalat yoluyla karşılanmıştır. Türkiye'nin petrol ithalatı büyük oranda İran, Irak, Rusya, Suudi Arabistan, Kazakistan gibi ülkelerden yapılmaktadır.
Günümüzde başlıca petrol çıkarılan alanlar; Batman, Adıyaman, Siirt ve Diyarbakır’da yer almaktadır.
Petrol Rafinerileri; çıkarılan petrol; Batman, Kırıkkale, İzmit ve İzmir’deki rafinerilerde işlenmektedir.
Doğal gaz; nispeten daha temiz bir doğal enerji kaynağıdır. Bu nedenle kullanım alanı yaygınlaşan doğal gazın Türkiye'de üretimi azdır. 2024’te Türkiye’nin doğal gaz üretimi yaklaşık 2,3 milyar metreküp olarak gerçekleşti ve bir önceki yıla göre yüzde 176 artış gösterdi.
Türkiye’nin 2024 yılı doğal gaz tüketimi ise 50-55 milyar m³ civarındadır ve bu miktar diğer fosil yakıtların aleyhine giderek artmaktadır. Tüketimin sadece % 5’lık kısmı yerli üretim olup geri kalan kısmı ithalat yoluyla karşılanmıştır. Türkiye'nin doğal gaz ithalatı Rusya, İran, Azerbaycan, Cezayir ve Nijer ya’dan temin edilmektedir.
Çıkarılan yerler; Hamitabat (Kırklareli) ve Çamurlu (Mardin) başlıca doğal gaz çıkarılan yerlerdir.
Türkiye'deki doğal gaz ile elektrik elde edilen termik santraller; Hamitabat (Kırklareli), Ambarlı (İstanbul) ve Ovaakça'da (Bursa) bulunmaktadır.
Nükleer enerji, nükleer santrallerde uranyum atom çekirdeklerinin parçalanması sonucu açığa çıkan enerjidir.
Türkiye, Akkuyu (Mersin) ve Sinop’ta nükleer santral kurmak için çalışmalara başlamıştır. Türkiye’nin yaklaşık 10 bin ton uranyum, 380 bin ton da toryum rezervi bulunmaktadır. Türkiye’nin en önemli toryum yatağı Sivrihisar’dadır (Eskişehir). Başlıca uranyum yatakları ise Manisa, Uşak, Yozgat ve Aydın'da bulunmaktadır.
| YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI | YENİLENEMEYEN ENERJİ KAYNAKLARI |
| Enerji kaynakları | Toplam enerji içindeki payı | Enerji kaynakları | Toplam enerji içindeki payı |
| Hidroelektrik | Taş kömürü |
| Güneş | Linyit |
| Rüzgar | Petrol |
| Jeotermal | Doğal gaz |
| Biyokütle | Nükleer enerji |
Su gücü (hidroelektrik) enerjisi(HES), çevrecilerin ekosisteme zarar verdğini için zaman zaman karşı çıktıkları hidroelekrtik gücü. Türkiye'nin yüksek ve engebeli olması, akarsu profillerinin eğimli olması hidroelektrik potansiyelinin yüksek olmasını sağlamıştır. Yağış miktarının yıllara göre değişmesi, hidroelektrik enerji üretiminin dalgalanmasına neden olmaktadır. Türkiye’nin hidroelektrik enerji potansiyelinin ançak %38’lik bölümü değerlendirilebilmektedir.
Hidroelektrik santraller Türkiye’nin toplam elektrik üretiminde yıllık ortalama yaklaşık %22 paya sahiptir. Bu oran yıllar içinde su akışına, iklim koşullarına ve toplam üretime göre değişebilir.
Daha fazlasını öğrenmek için ek kaynaklardai makaleleri okuyabilirsiniz.
Rüzgâr enerjisi, temiz ve tükenmez bir enerji kaynağıdır. Bu enerjinin en büyük dezavantajı rüzgârın değişken karakterli olmasıdır. Rüzgâr türbinleri, hareket hâlindeki havanın kinetik enerjisini öncelikle mekanik enerjiye ve sonrasında elektrik enerjisine dönüştüren makinelerdir.Ülkemizde ilk Rüzgar santrali 1988'de İzmir Alaçatı'da kuruldu. Türkiye'de 2023 verilerine göre toplam elektrik enerjisinin % 10’nunu karşılamaktadır. Türkiye’nin yerel rüzgarlarının esiş yönlerinin rüzgar santrallerinin kurulmasında etkili rölü vardır. Rüzgâr enerjisinden özellikle Balıkesir, İzmir, Manisa, Hatay, Osmaniye, İstanbul ve Çanakkale illerinde elektrik üretme amaçlı yararlanılmaktadır.
Güneş enerjisi, fosil yakıtlara alternatif bir enerji kaynağıdır. Günümüzde konut, iş yeri ve seraların ısıtılması, sıcak su temini, tarım ürünlerinin kurutulması gibi alanlarda kullanılır. Türkiye'de son yıllarda güneş santrallerinde önemli bir artış olmaktadır. İç ve güney kesimlerde oldukça yaygın olan bu santrallerden (Mersin, Kayseri, Konya, Balıkesir, Denizli, vb.) 2024 yılı sonunda Türkiye'deki toplam elektrik üretiminin yaklaşık %7,5'ini karşılanmıştır.
Jeotermal enerji; yer altı suyu sıcaklığına bağlı olarak elektrik üretiminin yanı sıra konut ve seraların ısıtılması, termal turizm ve endüstri gibi birçok alanda kullanılmaktadır. Türkiye, aktif bir tektonik kuşak üzerinde bulunan ve zengin jeotermal kaynaklara sahip olan bir ülkedir. Bu durum deprem alanında çok sıkıntılar çıkarsa da jeotermal enerji alanında olumlu bir durum ortaya koymaktadır. Bu enerjinin en önemli avantajları; yenilenebilir ve kesintisiz olması, düşük maliyetli olması, çevre kirliliğini minimum seviyede etkilemesi, aranması ve işletilmesinde ileri teknoloji gerektirmemesi ve yerli enerji kaynağı olması şeklinde sıralanabilir. Resmi enerji verilerine göre(enerji bakanlığı verileri) 2024’te jeotermal enerjinin toplam elektrik üretimindeki payı yaklaşık %3,1 civarında olmuştur.
Biyokütle; Biyokütle enerjisi, bitki ve hayvan atıklarının uygun teknoloji ve yöntemler kullanılarak enerjiye dönüştürülmesi ile elde edilir. Biyokütlenin enerji kaynağı olarak kullanılması yeni bir durum değildir. Örneğin odunun direkt yakılmasıyla elde edilen ısı enerjisi, yemek pişirmede ve ısınmada kullanılmaktadır. Modern biyokütle enerjisi kullanımı; hayvansal ve evsel atıklarla sanayi atıklarının katı, sıvı ve gaz yakıtlara çevrilmesiyle elde edilir. TEİAŞ verilerine göre 2025’te biyokütleden elektrik üretimi toplam üretimin yaklaşık %2,5 – %2,6’sı seviyesindedir.

Kaynak;Türkiye Kömür İşletmeleri 2022 verisi
ENERJİ KAYNAKLARININ KULLANIMININ ÇEVRESEL ETKİLERİ ne
DAHA FAZLASINI ÖĞRENMEK İÇİN EK KAYNAKLAR
Konu sınavı-Türkiye'nin eneji kaynakları konu sınavı-etkinliği2026
Rapor-Türkiye taş kömürü 2023 yılı raporu
Makale-Türkiye'de linyit kömürü üretimi hakkında makale
Türkiye'de HES ler hakkında makale
Türkiye'nin önemli barajları ve özellikleri hakkında makale
Türkiye'nin hidroelektrik potansiyeli ve özellikleri hakkında makale