• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/profile.php?id=100001891930624
  • https://twitter.com/Suleymanshen
Menü Başlıkları
TÜRK EĞİTİM TARİHİ

İki bin yıllık Türk eğitim tarihide yer almış;

* uygulamalar
* sosyal yapılar,
* kişiler,
* kurumlar,
* programlar,
* belgeler,
* kitaplar,
* dönemler,
* kanunlar,
* yönetmelikler,
* müdürlükler,
* bakanlıklar,
* projeler,
* heyetler,
* kurslar,
* okullar,
* yayınlar,
* sınavlar, 
* dergiler,
* mecmualar, 
* bilim adamları
(raporlar hazırlayan)

Türk eğitim tarihinde yer almış bu unsurlar ara ara bu sitede özetler halinde yayınlanactır.
Takvim

"En önemli ve en feyizli görevlerimiz, milli eğitim işleridir. Milli eğitim işlerinde mutlaka muzaffer olmak lazımdır. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu suretle olur".           Mustafa Kemal ATATÜRK

Türkiye'de Göçler

TÜRKİYE'DE GÖÇLER
Türkiye, sahip olduğu doğal ve beşerî güzellikler sayesinde geçmişten bu yana yoğun göç olaylarına sahne olmuştur.

Türkiye'de ki göçler üzerinde iki unsur etkilidir. Bunlar; göç alan yerlerde ki çekici faktörler(en çok göç alan yerler sanayileşmiş yerlerdir), göç veren yerlerde  ise itici faktörlerdir(en fazla göç veren yerler az gelişmiş yerlerdir).

TÜRKİYE'DE GÖÇLERİN NEDENLERİ
 Göçlerin nedenlerini üç grupta toplayabiliriz:

a. Doğal olaylar
b. Sosyal ve siyasal olaylar
c. Ekonomik nedenler

 a. Doğal Olaylar

Bazı doğal olaylar, insanları yaşadıkları yerleri değiştirmeye zorlamaktadır. Türkiye’de depremler, sel ve heyelanlar insanları göçe zorlayan doğal olaylardır.

Depremler; meydana gelen depremler sonrasında çok sayıda insan göç etmektedir.

Örneğin 1992’de Erzincan’da, 1999’da Marmara’da ve 2011’de Van’da meydana gelen depremlerde çok sayıda insan yaşamını yitirmiş, birçoğu da göç etmiştir. Ülkemizde çığ, heyelan ve sel gibi doğal olaylar da göçe neden olmaktadır.

b. Sosyal ve Siyasal Olaylar

Savaşlar, iç karışıklıklar, etnik olaylar ve kan davaları gibi sosyal ve siyasal olaylar, göçlerin önemli nedenlerindendir. Bu nedenlerle meydana gelen göçler, hem Türkiye’de hem de çevremizdeki ülkelerde yaygın olarak yaşanmaktadır.

Cumhuriyetin ilk yıllarında Lozan Antlaşması gereği 1 milyon 200 bin kişi Türkiye’den Yunanistan’a, 460 bin kişi Yunanistan’dan Türkiye’ye göç etmiştir. 1923 ile 1960 arasında Balkanlar’da yaşanan olaylardan dolayı Bulgaristan’dan 374 bin, Yugoslavya’dan 269 bin ve Romanya’dan 121 bin kişi ülkemize göç etmiştir.

1988’de Irak’ın Halepçe şehrinde yaşanan katliamdan sonra çok sayıda insan Türkiye’ye sığındı.

1989’da Bulgaristan’da yaşanan baskılardan dolayı 400 bin Türk,

1991’de Körfez Savaşı’ndan dolayı 460 bin Iraklı Türkiye’ye göç etti. Yugoslavya’nın dağılmasıyla başlayan savaşlardan dolayı da 65 bin kişi Türkiye’ye sığındı.

 Suriye’den ülkemize 2011’de başlayan göç, günümüze kadar süregelmiştir.

c. Ekonomik Nedenler

Göçün nedenlerinden biri de ekonomiktir. Sanayi merkezlerinin dengesiz dağılmış olması bu tür göçlerin temel nedenini oluşturmaktadır.

Göçlerin itici ve çekici özellikleri

Tarımda makineleşmeye bağlı olarak açığa çıkan iş gücü, hızlı nüfus artışının ortaya çıkardığı işsizlik, tarım topraklarının parçalanması gibi etmenler, kırsal kesimde göçe neden olan itici faktörleri oluşturur.

İş olanakları ve daha iyi yaşam koşulları ise kentlerdeki çekici faktörleri oluşturmaktadır.

İÇ GÖÇLERİN SIN IFLANDIRILMASI

Göçler, geçici ya da sürekli olmak üzere iki şekilde gerçekleşir.

Geçici(mevsimlik) göçler; tarım işçilerinin mevsimlik göçü, geçici iş gücü göçlerindendir.

- Çukurova’ya pamuk toplamaya giden işçiler,

- Karadeniz’e çay ve fındık toplamaya giden işçiler,

- Nevşehir ve Niğde’ye patates toplamaya giden işçiler,
- Yaz aylarında İzmir, Muğla, Antalya ve Aydın’a giden işçiler,

- Hayvancılıkla uğraşıp, yaz döneminde gür otlakların bulunduğu yaylalara giden işçiler, bu tür göçlere örnektir.

Tarım alanında çalışan işçilerin önemli bir kısmını, kadın ve çocuklar oluşturmaktadır. İç kesimlerde tarımla ilgili çalışmalar sonbaharda bittiğinden bu dönemde iş bulmak için büyük kentlere mevsimlik göçler olur.

 Türkiye'de meydana gelen göçler gerçekleştikleri yere göre iç ve dış göç olmak üzere ikiye ayrılır.

1. İç Göçler

Ülke sınırları içinde gerçekleşen göçlere iç göç denir. Türkiye’de iç göç çok yoğundur. Bu göçlerin önemli bir kısmı kırsal kesimden kentlere doğru olurken belirli bir kısmı da kentten kente gerçekleşmektedir. Kentten köye göçler olmakla birlikte bu tür göçler çok azdır.

Bazı göçler ise önce köyden yakın bir kente, sonra oradan daha büyük kentlere gerçekleşmektedir. Bu tür göçlere aşamalı göç denir.

İç göçlerin yoğunluk kazandığı dönemler;

Cumhuriyetin başlangıcından 1960 yılına kadar geçen sürede, kırsal kesimden kente göç, çok azdı. 1960 yılından sonra kırsal kesimden kente doğru, yoğun bir göç başladı. Bu göçlerin başlıca nedenleri şunlardır:

• Tarım alanlarının az olması

• Tarımda makineleşmeye bağlı olarak kırsal kesimdeki işsiz sayısının artması,

• Tarım topraklarının miras yoluyla bölüşülmesi ve tarım toprağının ailelere yetmemesidir.

1960 yılından sonra sanayileşme hızının artması, kentlerde iş gücüne olan gereksinimi artırmıştır. Bu durum kırsal yerleşmelerden kente büyük bir göç başlatmıştır.

Ülkemizde hemen her yerleşim birimi hem göç almakta hem de göç vermektedir. Alınan göç ile verilen göç arasındaki fark net göç olarak ifade edilir. Net göç açısından Türkiye’de en fazla göç veren yerler, sanayi yönünden az gelişmiş, en fazla göç alan yerler ise gelişmiş yerlerdir.

Türkiye’de en fazla göç alan yerler Marmara, Ege ve Akdeniz’in kıyı kesimleri ve İç Anadolu’nun bazı illeridir. İstanbul, Bursa, Kocaeli, Antalya, İzmir, Balıkesir, Aydın, Muğla, Ankara ve Kayseri en çok göçalan illerdir.

Van, Yozgat, Diyarbakır, Erzurum, Kars, Muş, Zonguldak, Mardin, Çorum, Çankırı ve Ağrı en fazla göç veren yerlerdir.

İÇ GÖÇLERE NEDEN OLAN DİĞER ETMENLER
Doğal afetler dolayısıyla mecburi yapılan göçler (deprem, su baskını vb.)

Çocuklar için daha iyi bir öğrenim arzusu

Siyasi sebepler ve terör

Genel nüfus içinde genç yaş grubunun kalabalık oluşu

Tarım kesiminde görülen açık ve gizli işsizlik ve yanlış tarım politikaları

Eğitim durumunda ve hayat tarzında görülen iyileşme ve ilerleme

Eğitim yoluyla meslek edinme

Ulaştırma ve haberleşme ağının genişlemesi ile kitle haberleşme araçlarının etkinliğinin artması

Mevsimlik göçler

Refahın artışı

Ekilecek arazinin darlığı ve miras yoluyla toprağın parçalanması

Tarımda makineleşme

Kan davaları, can ve mal güvenliğinin zedelenmesi

Geniş aile otoritesinden kurtulma eğilimi

 2. Dış Göçler

Ülkeler arasında gerçekleşen göçe dış göç denir.

Dış göçler ikiye ayrılır;

-Yurt dışından Türkiye’ye göç edenler,

-Türkiye’den yurt dışına göç edenler,

Ülkemizden yurt dışına göç edenlerin önemli bir kısmı, Avrupa ülkelerine gitmektedir. Avrupa’ya gerçekleşen göçler, 1960 yılından sonra büyük bir önem kazanmıştır. Bunun nedenleri; bu dönemde Türkiye’de büyük bir iş gücü fazlasının ortaya çıkması ve 2.Dünya Savaşı sonrası Avrupa’nın ise iş gücüne ihtiyaç duymasıdır. Başta Almanya olmak üzere Fransa, Hollanda, İngiltere, Belçika ve İsveç, Türklerin en çok göç ettiği ülkelerdir

Diğer ülkelerden Türkiye’ye çalışmak amacıyla gelenler azdır.

Dış göçlerin bir türü de beyin göçüdür. Yüksek ücret, daha iyi çalışma olanakları, beyin göçünün başlıca nedenleridir. Türkiye’den başka ülkelere çalışmaya giden çok sayıda bilim insanı ve teknik eleman bulunmaktadır.

 GÖÇLERİN SONUÇLARI

Göçün ortaya çıkardığı sorunları iki ana gruba ayırabiliriz:

1-Bunlardan birincisi göç gönderen yerlerde ortaya çıkan sorunlar,

2- İkincisi ise göç alan yerlerdeki ortaya çıkan sorunlar.

Göç veren yerde nüfusun azalması başlıca sorunlardandır. Özellikle üretici gücü oluşturan genç nüfusun kaybedilmesi, göç veren yerde üretimin azalmasına neden olmaktadır.

Ülkemizde çoğunlukla yaşlıların kaldığı, mesken sayısı gittikçe artmaktadır.

Göç veren yerlerde nüfusun azalmasına bağlı olarak bazen okullar ve sağlık ocakları kapatılmakta, bu durum o yerleşim birimlerinde yaşamaya devam edenler için hizmetlerin verilmesinde aksaklıklar yaşanmasına neden olmaktadır.

Göç veren alanlara yönelik yatırımların azalması da başka bir sorun olarak  karşımıza çıkmaktadır.

Göç alan yerlerde yaşanan olgulardan biri gecekondulaşmadır. Bunun sonucunda alt yapı, eğitim, sağlık ve çevre sorunları yaşanmaktadır.

Başka bir sorun da göç sonucu nüfusu hızlı bir şekilde artan yerlerde işsizlik ortaya çıkmakta ve suç işleme oranları artmaktadır.

Göç sonucu göç alan yerlerde nüfus hızla artmakta ve buna bağlı olarak araç sayısı artmakta, bu durum trafik sorununa ve hava kirliliğine neden olmaktadır.

Göç sonucu hızla büyüyen şehirlerde atık miktarı fazlalaşmakta, elverişli olmayan alanlara atılan çöp miktarı artmakta, ses ve ışık kirliliği yaşanmaktadır.

Göç edenler, geldikleri yerlere yaşadıkları yerlerin kültürünü de taşımaktadırlar. Böylece birçok kültür bir araya gelmekte ve bu kültürler arasında etkileşim gerçekleşmektedir.

Konu videosu  http://www.eba.gov.tr/video/izle/35715478a1378bd01401d9f4e8f23676d04a52d09c001  
 

 



Belki bir gün...
Kendin için,ailen için, devlet için ve hatta dünya için daha da önemlisi insanlık için kendini çok iyi yetiştir, geleceğe iyi hazırlan. Zira bunlardan biri, belki bir gün sana ihtiyaç duyabilir. 
                                   Süleyman ŞEN
VİZYONUMUZ
Dünya'yı bilen, onu önemseyen, barışçıl bireyler yetiştiriyoruz.
MİSYONUMUZ
Görevimiz; rehberi bilim olan, araştıran, sorgulayan, öğrenen ve kendini gerçekleştiren, hoşgörü ve manevi değerleri yüksek, toplumsal çürümeye panzehir olmuş, insanlığın olgunlaşmasını hızlandıran, evrensel değerleri fark etmiş ve içselleştirmiş, yaşanabilir bir dünya taraftarı olan bireylerin yetişmesine katkı sağlamaktır.
Anket
Okul Başarısında En Önemli Unsur Nedir?
Hava Durumu
Anlık
Yarın
10° 13° 8°
Site Haritası