• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/profile.php?id=100001891930624
  • https://twitter.com/Suleymanshen
Menü Başlıkları
TÜRK EĞİTİM TARİHİ

İki bin yıllık Türk eğitim tarihide yer almış;

* uygulamalar
* sosyal yapılar,
* kişiler,
* kurumlar,
* programlar,
* belgeler,
* kitaplar,
* dönemler,
* kanunlar,
* yönetmelikler,
* müdürlükler,
* bakanlıklar,
* projeler,
* heyetler,
* kurslar,
* okullar,
* yayınlar,
* sınavlar, 
* dergiler,
* mecmualar, 
* bilim adamları
(raporlar hazırlayan)

Türk eğitim tarihinde yer almış bu unsurlar ara ara bu sitede özetler halinde yayınlanactır.
Takvim

"En önemli ve en feyizli görevlerimiz, milli eğitim işleridir. Milli eğitim işlerinde mutlaka muzaffer olmak lazımdır. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu suretle olur".           Mustafa Kemal ATATÜRK

Türkiye'nin Bitki Örtüsü

   TÜRKİYE'NİN BİTKİ FORMASYONLARI

   Türkiye, bitki örtüsü çeşitliliği bakımından zengin bir ülkedir.

   Ülkemizde bitki türlerinin çeşitlilik göstermesinde iklim, yer şekilleri ve toprak yapısının yanı sıra insanlar da etkili olmuştur.

  Ülkemizdeki doğal bitki örtüsünün bugünkü görünümü alması Senozoik’te gerçekleşmiştir.

   Ilıman kuşakta yer alan Türkiye’de çok kısa mesafelerde bile iklim bakımından önemli değişiklikler görülmektedir. Bu nedenle ülkemizin bitki türü sayısı, Avrupa kıtasının tamamındaki bitki türü sayısına yakındır. Ülkemizde12.000 civarında bitki türü ve alt türleri tespit edilmiştir.

  Türkiye arazisi üzerinde yerleşik hayatın başlamasıyla birlikte gerek yakacak elde etmek için gerek savaşlarda, bitki örtüsü yoğun bir tahribata uğramıştır. Urfa Göbeklitepe'den çıkan son arkeolojik çalışmalar, Türkiye topraklarında insanların 12 bin yıldan beri çevreyi kullanarak ekonomik faaliyetlerine devam ettiklerini göstermektedir.

  Relikt ve Endemik Bitkiler

  Türkiye’deki bitkilerin bir kısmı relikt adı verilen, geçmiş jeolojik zamanlardan kalma bitkilerdir. Örneğin eğrelti otu, ıhlamur, kestane, fındık, karaçam ve köknar relikt bitkilerin örnekleridir. Bunlar, geçmiş dönemlerde geniş bir yayılma alanına sahipken değişen iklim koşullarından dolayı büyük ölçüde yok olmuş ve belirli alanlarda tutunabilmiş bitki türleridir. Günümüzde daha sıcak iklim şartlarına sahip olan bu dağlarda yer yer bu ağaçların kalıntılarına rastlanmaktadır. Sahip olduğumuz başlıca kalıntı bitkiler ve bunların görüldüğü yerler; kayın ağacı (Amanos Dağları ve Murat Dağı), sığla ağacı (Köyceğiz Gölü çevresi), sedir ağacı (Kelkit Çayı Vadisi), ıhlamur ağacı (Bey Dağları), kocayemiş ve sandaldır (Çoruh Vadisi).

  Yeryüzünün belirli bir bölgesinde yaşayan ve başka sahalarda rastlanmayan bitki türlerine endemik(yerli) bitki denir. Ülkemizdeki bitki türlerinin yaklaşık üçte biri (3700 civarı) endemik olup en fazla çeşitlilik Toros Dağları’nda bulunmaktadır Bu bitkiler, yeryüzünde yalnızca belirli bir alanda yetişir. Türkiye bu tür bitkiler bakımından zengin bir ülkedir. Köyceğiz Gölü çevresinde bulunan sığla ağacı,Datça ve Teke yarımadalarındaki Datça hurması, Kazdağı’ndaki Kazdağı köknarı, Göller Yöresi’ndeki kasnak meşesi ile Kastamonu ve Yozgat çevresindeki İspir meşesi endemik türlerin başlıcalarıdır

  Ülkemizdeki başlıca bitki örtüleri ormanlar, çalılar (maki, psödomaki, garig) ve ot toplulukları (bozkır ve dağ çayırlar)dır.

  1. ORMANLAR

   Azalan, bozulan ve yok olan ormanlarımız

  Türkiye, zengin bitki türlerine sahipken kapladığı orman alanları bakımından yeterince zengin değildir. Türkiye'nin 2015 yılı itibarıyla sahip olduğu ormanlık alanlar 22,3 milyon hektar olarak tespit edilmiştir.

  Ormanlar ülkemizin %28,6’sını kaplamaktadır. Bu değerin yaklaşık %80’i kıyı kesiminde bulunmaktadır. Türkiye’deki ormanların yaklaşık yarısı Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde yer alır.

  Ormanların varlığı bakımından iyi durumda olan illerimiz

  Antalya, Kastamonu, Muğla ve Mersin orman alanı en fazla olan illerdir. Ormanların il yüz ölçümüne oranı bakımından en zengin iller ise Karabük, Muğla ve Kastamonu’dur.

  Ormanlarımızın sınıflandırılması

  Ormanlar koru, bozuk koru, baltalık ve bozuk baltalık olmak üzere gruplara ayrılmaktadır. Koru ormanı, tohumdan veya ekim ve dikim suretiyle yetişmiş ormanlardır. Baltalık orman ise geniş yapraklı ağaçların dip kütüklerinden veya köklerinden çıkan sürgünlerden yetişen ormanlardır. Türkiye’deki ormanların %88’i koru, %12’si baltalık ormanlardan oluşmaktadır.

  Ülkemizdeki ormanları yapraklarına göre de sınıflandırabiliriz.
Sıcak ortam isteyen geniş yapraklı ormanlar, düşük ısıya dayanılklı 
iğne yapraklı(ibreli) ormanlar ve bu iki türde ağaçların bulunduğu karma ormanlar. 

Ülkemizdeki geniş yapraklı ağaçların başlıcaları kayın, gürgen, ıhlamur, kavak, meşe, kestane, kızılağaç ve çınardır.

İğne yapraklı ağaçların başlıcaları ise kızılçam, karaçam, sarıçam, köknar, ardıç, sedir, fıstık çamı ve ladindir.

 
 Orman Genel Müdürlğü Çalışmalar
  ORMAN KUŞAKLARI

  Türkiye'de  ormanlar kuşaklar halinde yayılım gösterirler. Bu duruma bakı, denize göre konum, yükselti ve karasallık etki eder.
  Bu şartlar altında Türkiye'de orman kuşakları şöyle belirtilebilir;
 
- Karadeniz ormanları
  - Asıl Akdeniz kuşağı ormanları
  - Akdeniz dağ kuşağı ormanları
  - Geniş yapraklı ormanlar kuşağı
  - Karma ormanlar kuşağı
  - İğne yapraklı ormanlar kuşağı
  - Batı Anadolu ormanları
 
 - Doğu Anadolu dağ ormanları
  
Türkiye'de orman denince akla ilk Karadeniz Bölgesi gelmektedir. Çünkü Karadeniz  Bölgesi bitki yetişmesi için yukarıda belirtilen tüm şartlarını sunmaktadır. 

   Karadeniz ormanları, Karadeniz ikliminin etkili olduğu Kuzey Anadolu Dağları'nın denize bakan yamaçlarında  dağılış gösterir. Türkiye'nin en gür ormanlarına sahip olan bu alanlar, orman altı bitki örtüsünün zenginliği açısından ilk sırada yer almaktadır.

 Karadeniz ikliminin her mevsim yağışlı olması bu alanlardaki bitki örtüsüne yansımıştır. Dağların kuzeye bakan(Karadeniz’e bakan) yamaçlarında gür ormanlar görülürken güneye bakan yamaçlarında ise ağaç türleri nem ve yağış azlığından dolayı azalarak seyrekleşmişlerdir.

 Kıyıdan dağ yamaçlarına doğru çıkıldıkça sıcaklık ve yağışta görülen değişimler, burada farklı bitki türlerinin yetişmesini sağlamıştır. Buna bağlı olarak bitki örtüsünde deniz seviyesinden yükseklere doğru kuşaklar oluşmuştur.

   Asıl Akdeniz kuşağı ormanları, Akdeniz ikliminin tipik özelliklerinin görüldüğü Toros Dağları'nın denize bakan yamaçlarında görülmekte olup daha çok kızılçam ağaçlarından oluşur. Çabuk  büyüyen ve ülkemizdeki en yaygın ağaçlardan biri olan kızılçamlar, reçinesinden dolayı kolay yanar. Bu nedenle en fazla orman yangınları, kızılçam ağaçlarının bulunduğu alanlarda görülür. Akdeniz kıyı kuşağından yükseklere doğru çıkıldıkça meşe ormanlarına, Köyceğiz Gölü çevresinde de sığla ağaçlarından oluşan ormanlara rastlanır.

  Akdeniz dağ kuşağı ormanları, kızılçam orman kuşağının orman üst sınırı olan 1000 metreden sonra 1000-2000 metreler arasında gelişen iğne yapraklaı ormanlardır.  Akdeniz kıyılarından Toros Dağları'nın yüksek kesimlerine doğru sıcaklık azalırken yağış artar. Bu kuşak; Toros Dağları'nın Akdeniz'e bakan kesimlerinde sedir, göknar, karaçam ve ardıçlardan oluşan iğne yapraklı ormanlar şeklinde yer almaktadır.

  Geniş yapraklı ormanlar kuşağı, Karadeniz kıyısının ilk ağaçları yani Kuzey Anadolu Dağları'nın 1. basamak ormanlarıdırKuzey Anadolu Dağları'nın Karadeniz'e bakan yamaçlarında kıyıdan itibaren  1000 metre yüksekliğe kadar çıkar. Bu kuşağı oluşturan en önemli ağaç türü, kışın yaprağını döken kayın ağacıdır. Gürgen, kestane, meşe, ıhlamur, dişbudak, kızılağaç ve titrek kavak bu kuşakta yer alandiğer ağaç türleridir. Ayrıca geniş yapraklı orman kuşağı, çeşitli ot ve sarmaşıklardan oluşan çok zengin bir orman altı florasına sahiptir.

  Karma ormanlar kuşağı, geniş ve iğne yapraklı ağaçlardan oluşup Kuzey Anadolu Dağları'nın denize bakan yamaçlarında genellikle 1000-1500 metreler arasında bulunur. Kuzey Anadolu Dağları'nın 2. basamak ormanlarıdır. Bu kuşakta geniş yapraklı olarak kayın ağacı; iğne yapraklı olarak da göknar, ladin, karaçam  ve sarıçam ağaçları yer alır.

  İğne yapraklı ormanlar kuşağı, Kuzey Anadolu Dağları'nın 3. basamak ormanlarıdır. Karadeniz dağlarının1500-2000 metreleri arasında yer alan ve geniş yapraklı ağaçların yetişemediği kesimlerinde görülür.  Soğuğa dayanıklı iğne yapraklı ağaçlardan oluşan bu ormanlarda ladin, karaçam, göknar ve sarıçam yaygın olarak bulunur. Bu alanlarda bu yükseltiden sonra ağaçlar yetişme imkanı bulamaz ve yerlerini dağ çayırlarına-alpin çayırlarına bırakırlar.

  Batı Anadolu ormanları, Karadeniz ve Akdeniz iklimine ait bitki türlerinden karma özellikte oluşan bu ormanlar özellikle Ege ile Güney Marmara kıyılarında görülür. Yükseltiye bağlı olarak kızılçam, meşe ve karaçam gibi türlerden oluşan Batı Anadolu ormanları, ülkemizde geniş bir alan kaplar. Kıyılarda kızılçam, 1000 metreden sonra ise karaçam ve meşe ormanları yaygındır. Uludağ, Kazdağları,Samanlı Dağları ve Murat Dağları'nın kuzeye bakan yamaçlarında Karadeniz'e özgü kayın ağaçlarına da rastlanır. Ayrıca Uludağ, ülkemizde en zengin bitki çeşitliliğinin görüldüğü dağlardan biridir.

  Doğu Anadolu dağ ormanları, Doğu Anadolu’daki ormanlar Orta Anadolu’daki ormanlara göre daha yükseklerde başlar. Bu bölgede meşe ormanları, Sarıkamış çevresinde ise sarıçam ormanları yaygındır. En yüksek orman üst sınırı bu bölgemizde yer almaktadır; 2700 metre.

  İç bölgelerde ise kıyılarda var olan dağların denize paralel uzanması dolayısyla  yağışın iç kısımlara ulaşmasını engellemesi, bu bölgelerin yağış azlığından dolayı orman bakımından fakir olmasına neden olmuştur. Ormanlara iç kesimlerde yükselti ve engebeye bağlı olarak yağışın arttığı dağların yamaçlarında rastlanır. Bu alanlardaki ormanlarda en fazla bulunan ağaçlar meşe, ardıç ve karaçamdır.

  TÜRKİYE'NİN ÖNEMLİ AĞAÇLARI
  Meşe, Türkiye’nin hemen her yerine yayılmış birağaç türüdür. Kışın yaprağını döken meşelerin yanı sıra her mevsim yeşil kalan türleri de vardır. Türkiye’de meşelerin 18 türü bulunmaktadır.Yakacak olarak kullanılabildiği gibi mobilyacılık, tarım aletleri yapımı ve kaplamacılıkta kullanılmaktadır. Türkiye ormanlarındaki payı % 26.34 ile birinci durumundadır.

  Kızılçam, özellikle Toroslar ve Ege’nin kıyı kesiminde yayılmıştır. Bu ağacın Türkiye’deki yetişme yükselti sınırı 1500 metredir. Sıcaklık ve ışık isteği fazla olan kızılçamın boyu 25 metreyi bulmaktadır. Kolay işlendiği için yapı malzemesi ve mobilyacılıkta kullanılmaktadır. Reçinesinden tat ve koku verici, boya, vernik, cila, matbaa mürekkebi ve sakız gibi birçok alanda yararlanılmaktadır. Türkiye ormanlarındaki payı % 25.11 ile ikinci durumundadır.

  Karaçam, Türkiye’nin hemen her orman bölgesinde karşılaşılan ağaç türüdür. Bulunduğu yükselti basamağı 400 ile 2100 metre arasıdır. Boyu 40 metreye kadar yükselen karaçam daha çok yapı malzemesi olarak kullanılır. Türkiye ormanlarındaki payı % 19.00 ile üçüncü durumundadır.

  Kayın, daha çok Kuzey Anadolu’da yayılmış birağaçtır. Güneyde ise Hatay ve Maraş ormanlarında görülür. Boyu 0 - 40 metreyi bulan bu ağaç nemli iklimi sever. Mobilya, parke,ambalaj sandığı ve travers üretimi ile yakacak odun olarak kullanılmaktadır.Türkiye ormanlarındaki payı % 8.50 ile 4.durumundadır

  Sarıçam, dünyadaki yayılış alanının en güneydeki sınırı Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesidir. En geniş yayılma alanı Kuzey Anadolu Dağları’dır. Doğu Anadolu’da 2700 metre yükseklikte bile yetişebilmektedir. Bu sınır aynı zamandaTürkiye’deki ormanların en yüksek sınırıdır. Sarıçamın kullanım alanı fazladır. En çok kullanıldığı alan mobilyacılık ve kaplamacılıktır.Türkiye ormanlarındaki payı % 6.80 ile 5. durumundadır.

  Ardıç, Türkiye’de yayılış alanı geniş olan ağaçlardandır. Bunun nedeni iklim seçiciliğinin az olmasıdır.Odunu yumuşak, hafif ve dayanıklıdır. Kurşun kalem üretiminde ve mobilyacılıkta kullanılır. Ayrıca park ve bahçe düzenlemelerindede kullanılan ağaçlardandır.Türkiye ormanlarındaki payı % 4.29 ile 6. durumundadır.

  Göknar,  yaygın olduğu başlıca yerler, Doğu Karadeniz, Uludağ, Kazdağı, Toroslar ve Nur Dağları’dır. Nemli iklimi seven bu ağaç mobilyacılıkta, kaplamacılıkta, yapı  malzemesi, sandık ve oyuncak yapımı gibi alanlarda kullanılmaktadır.Türkiye ormanlarındaki payı % 2.62 ile 7. durumundadır.

  Sedir, her mevsim yeşil olduklarından ağaçlarının yapraklarını dökmez. Uygun iklim bulduğu takdirde uzun yıllar yaşayabilen bu ağaç yaklaşık 30-40 metreye kadar yükselebilmektedirler. Akdeniz iklimini seven sedir ağacı daha çok killi, kireçli ve kumlu topraklarda yetişir. Türkiye ormanlarındaki payı % 2.16 ile 8. durumundadır.

  Ladin, Ordu’nun doğusundan Gürcistan’akadar yayılmış bir ağaç türüdür. 1000 metreden yüksek yerlerde yaygındır. Boyu 60 metreyi bulan ladin, nemli iklimleri sever. Kuraklığa dayanıklı olmayan bu ağaç, don olaylarına karşı dayanıklıdır. Selüloz ve kâğıt sanayisinin önemli bir hammaddesidir. Mobilya, kaplama, kurşun kalem ve kibrit çöpü gibi birçok alanda kullanılmaktadır. Türkiye ormanlarındaki payı % 1.45 ile 9. durumundadır.
  Fıstık çamı, 
daha çok Ege ve Güney Marmara’da yayılmıştır. Bergama (İzmir), Aydın ve Muğla çevresinde fıstık çamı ormanları oluşmuştur. 25 metreye kadar uzayabilen bu ağaç şemsiyeye benzer. Yağlı tohumları, önemli bir besin maddesi olduğundan yerel halkın önemli bir geçim kaynağıdır. Odunu yapı kerestesi olarak kullanılır. Ayrıca süs ağacı olarak da kullanılmaktadır.Türkiye ormanlarındaki payı % 072 ile 10. durumundadır.

  2. ÇALILAR

  Makiler, Akdeniz ikliminin etkili olduğu yerlerde özellikle insanlar tarafından kızılçam ormanlarının tahrip edilmesiyle ortaya çıkmıştır. Çalılar ve ağaççıklardan oluşan bu bitki örtüsü yıl boyunca yeşil kalır.

  Yaprakları küçük, yüzeyi tüylü ya da cilalı, bazılarının kenarları dikenlidir. Makilerin yüksekliği deniz seviyesinden itibaren Akdeniz kıyılarında 800-1000 metreye, Ege kıyılarında 500-700 metreye, Marmara kıyılarında da 300-400 metreye kadar çıkmaktadır. Bunun nedeni enleme bağlı olarak sıcaklığın değişmesidir. Kocayemiş, zakkum, defne, sandal, funda, mersin, menengiç,keçiboynuzu, pırnal meşesi, akçakesme, erguvan, katran ardıcı, katırtırnağı, laden ve tesbih makilerin başlıca üyeleridir.

  Garig (frigana), makilerin yok edildiği yerlerde ortaya çıkan ve diz boyunu geçmeyen çalılardır. Genellikle eğimli sahalarda oluşurlar. Kermez meşesi, lavanta, akçakesme, yasemin, kekik, funda, adaçayı,laden, katran ardıcı ve geven gariglerin başlıca üyeleridir. Ülkemizde gariglere Akdeniz ve Ege Denizi kıyılarında rastlanmaktadır Mut, Çeşme, Karaburun, Bergama ve Bodrum çevresi gariglerin görüldüğü başlıca yerlerdir.

   Psödomakiler (yalancı makiler), özellikle nemli iklim koşullarında ormanların tahribi sonucu deniz kıyısından başlayarak 200-300 metrelere kadar yükselen kuşakta yer alan çalılardır.  Karadeniz kıyılarında yaygın olarak görülürler. Bu çalılar da ormanların yok edilmesiyle ortaya çıkar. Psödomakiler, kışın yaprağını döken kızılcık, geyikdikeni, böğürtlen, yabani erik, yabani elma ve üvez gibi bitkilerden ve aynı mevsimde yaprağını dökmeyen sandal, defne, akçakesme,koca yemiş gibi maki elemanlarından oluşur.

   3. OT TOPLULUKLARI

  Bozkırlar (step), kurak ve yarı kurak iklim bölgelerinde ilkbahar yağışları ile yeşeren, yaz kuraklığı ile de sararan kısa boylu ot topluluklarıdır. Ülkemizde İç Anadolu, İç Batı Anadolu, Ergene Havzası, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’da geniş yer kaplar. Bozkırları oluşturan bitkiler çoğunlukla kuraklığa dayanıklıdır. Bunların bir kısmı dikenli, bir kısmı tüylü ve dikenlidir.

  Geven, yavşan otu, gelincik, peygamber çiçeği, yumakotu, üzerlik otu, deve dikeni, sütleğen ve kekik bozkırları oluşturan bitkilerin başlıcalarıdır.

  Asırlardır süregelen tahribat sonucunda iç bölgelerdeki karaçam, meşe ve ardıç ormanları ot formasyonuna dönüşmüştür. Trakya, Batı Anadolu'nun iç kesimleri ve İç Anadolu'nun yüksek kesimlerinde görülen antropojen bozkırlara "ağaçlı bozkır" adı da verilmektedir. Türkiye'deki bozkırlar genellikle bu şekilde oluşmuştur. Ormanların tahrip edilmesi sonucu oluşan antropojen bozkır alanlarında yer yer ormanlara da rastlanır.

  Çayırlar, genel olarak dağların ağaç yetişme sınırının üst  kesimlerinde yaygındır. Ülkemizde çayır bitki örtüsüne yaz yağışı alan yerlerde ve yüksekliği fazla olan alanlarda rastlanır. Dağlık alanlarda orman üst sınırından sonra başlayan ve karların erimeye başladığı ilkbaharda yeşeren bu bitki örtüsü yaz dönemi boyunca yeşil kalmaktadır. Çayırları oluşturan bitkilerin boyları kimi yerde bir metreyi geçmektedir. Tarla sarmaşığı, yumak, kardelen, ormangülü, mine, yıldız ve düğün çiçeği çayırlardaki başlıca bitkilerdir.

 Kuzey Anadolu Dağları, Toroslar ve GüneydoğuToroslar ile Erzurum, Kars ve Ardahan platoları çayırların bulunduğu başlıca yerlerdir.



   





Konu videosu http://www.eba.gov.tr/video/izle/71215a5eb6f5484ab47e990eeee88853de5c92d09c001

Yorumlar - Yorum Yaz


Belki bir gün...
Kendin için,ailen için, devlet için ve hatta dünya için daha da önemlisi insanlık için kendini çok iyi yetiştir, geleceğe iyi hazırlan. Zira bunlardan biri, belki bir gün sana ihtiyaç duyabilir. 
                                   Süleyman ŞEN
VİZYONUMUZ
Dünya'yı bilen, onu önemseyen, barışçıl bireyler yetiştiriyoruz.
MİSYONUMUZ
Görevimiz; rehberi bilim olan, araştıran, sorgulayan, öğrenen ve kendini gerçekleştiren, hoşgörü ve manevi değerleri yüksek, toplumsal çürümeye panzehir olmuş, insanlığın olgunlaşmasını hızlandıran, evrensel değerleri fark etmiş ve içselleştirmiş, yaşanabilir bir dünya taraftarı olan bireylerin yetişmesine katkı sağlamaktır.
Anket
Okul Başarısında En Önemli Unsur Nedir?
Hava Durumu
Anlık
Yarın
10° 13° 8°
Site Haritası